Araç çubuğuna atla

İşinden İstifa Etti, Şimdi Dünyayı Geziyor Bahar Gündoğdu

İşinden İstifa Etti, Şimdi Dünyayı Geziyor Bahar Gündoğdu ile Yol hikayeleri serimize hoşgeldiniz. Yıllar önce işinden istifa edip yolların tozunu attıran, çok daha rahat bir yaşam sürmek varken gezmeyi, keşfetmeyi ve yollarda yeni insanlar tanımayı tercih eden hepimizin instagramda @nerdesinbahar ismiyle tanıdığı gezgin kadın Bahar Gündoğdu ‘yu konuk ediyoruz. Patronuna kızıp işinden istifa edip, yaklaşık 3 sene tekneye yerleşip hayallerini gerçekleştirdi. Enerjik, neşeli, maceracı ruhlu, Türkiye’nin ilham veren kadın gezgini Bahar hanımla renkli röportajımız.

@nerdesinbahar kimdir?

Adım Bahar Gündoğdu. 46 yaşındayım. Eski mesleğim moda tasarım. Sonra muhasebe sorumlusu olarak meslek değiştirdim. Aşağı yukarı 10 senede bir meslek değiştiriyorum sanırım. Hayat beni sıkıştırdığında kendime bir yol açıyorum. Şimdi ise tam zamanlı seyahat yazarı ve bloggerım. 21 yaşında gurur duyulası bir erkek evlat annesiyim.

Giola, Thassos Island - Greece
Giola, Thassos Island – Greece

Seyahat etmek sizin için ne ifade ediyor?

Bu bir yaşam biçimi. Seyahat ettiğimde bana iyi tatiller diyen insanlar beni çok şaşırtıyor. Çünkü ben tatil yapmıyorum. Seyahat etmek, keşfetmek ruhuma çok iyi geliyor. Herkesin kendini bir tedavi etme yöntemi vardır. Benimki de seyahat. Bir yeri güzel yapan iyi yürekli insanlardır. Yolda tanıştığım, karşılıksız yardımlaştığım, sevgisini aldığım insanlar için seyahat ediyorum aslında.

Gezmeye ne zaman ve nasıl başladınız?

Buna net bir cevap vermemem. Her fırsatta, her koşulda gezdim ben. Okurkende, oğlumu büyütürkende, çalışırkende… amaç varmak olmadı hiç bir zaman. Amaç yolda olmak. Güzel olan o

6 sene önce işinizden istifa edip tekneye yerleşmişsiniz. Tekne deneyiminizi bizlerle paylaşır mısınız?

En büyük hayalimdi. Kime anlatsam hep gülerdi. Dalga geçerdi. Bir erkek olsam normal bu istek tabi ama kadın olunca bu alay konusu. Ben hayallerimin peşinden gittim. Muhteşem ama bir o kadar da zor 3 yıl yaşadım. Deniz zordur. Çok şey öğrenmem gerekti. Çok çalışmam gerekti ama yılmadım. Kendi teknemin kaptanı olmak hayatımın sonuna kadar unutamayacağım bir tecrübe. Bir limanda onca erkek içinde tek başına bir kadın kaptan olmak ve o insanların saygısını kazanmak en güzel şeydi. Vazgeçmek hiç kolay olmadı. Özlemle anıyorum.

Gezilerinizde sizi çok etkileyen bir ülke ve şehir var mıdır?

Herkes benden İzlanda cevabını bekler ama ben ısrarla İran derim. İran müthiş bir ülke. İnsanı inanılmaz. 22 gün sırt çantamla gezerken resmen bir belgeselin içinde gibiydim. Otel kullanmadım. İranlıların evinde kaldım. Onlar gibi yaşadım. Güneye indikçe coğrafya değişti. Kıyafetler değişti. Kimsenin fotoğraflayamadığı Keşm adasının maskeli kadınlarıyla olan anılarımı hiç bir şeye değişmem. İnsanlar fotoğrafını çekemiyor. Kadın maskesini çıkarıp bana taktı. El ele, dilimizi bilmeden gözlerimizle anlaştık. Şuan bunu anlatırken bile gözlerim doluyor.

Şehir insanı değilim pek ama kuzey ülkelerinin şehirleri çok güzel.

İran Keşm adası maskeli kadınlar
İran Keşm Adasında fotoğraflanması imkansız denilen maskeli kadınlar ile fotoğraf çektim.

Türkiye gezilerinizde sizleri büyüleyen bir geziniz ya da şehir oldu mu?

Bizim ülkemiz muhteşem bir coğrafya bence. Karadeniz muhteşem. Rize, Artvin hangisini nasıl seçebilirim. Mardin desem Van alınır. Akdeniz Egeye ne demeli. Yemyeşil doğamız, çağıl çağıl şelalelerimiz, kanyonlarımız, turkuaz denizlerimiz, göllerimiz, dağlarımız, antik şehirlerimiz… Eskiden kuzey ülkelerinden yada Asya‘dan birilerini gördüğümde neden Türkiye ye geliyorlar ki derdim. Oralara gidince anladım. Benim ülkem hakikaten muhteşem. Yazı yaz gibi kışı kış gibi. Yaşanabiliyor. İzlanda‘da 10 bin şelale var. Uzaktan bakıyorsun. Muhteşem ama yüzemiyorsun. Donarsın. Benim şelalelerimiz öyle mi? Ülkemin her yeri beni çok etkiler ve hayran bırakır.

Gezileriniz sırasından yaşadığınız ilginç birkaç deneyimi bizlerle paylaşır mısınız?

O kadar çok ki… olmadık işler hep beni bulur.

İzlanda da yediğimiz en ünlü yemeği kokuşmuş balina etini yutamayıp kusacak yer aramamız.

İran’da hiç tanımadığımız birine çantalarımızı emanet edişimiz ve o çantalarda yüklü miktarda para olması ve çantalarımız bir arabada giderken bizim ardından bakakalmamız. (Kredi kartı geçmiyor orada. Herşey nakit.) Neyseki geri geldiler.

Norveç‘te ünlü treking yolu Troltunga‘dan dönerken siste tek başına kaybolmam. Gece 1’de kendi imkanlarımla yolu bulmam.

5 gün içinde 6 kez Arnavutluk sınırından giriş çıkış yaptığımda polislerce arabamın didik didik aranması. Tek başına bir kadının bu giriş çıkışları şüpheli bulundu tabi.

Ürdün Vadi Rum‘da gece çölde yürürken kaybolmamız. Allah bana bu durumlar için görsel hafıza yüklemiş. Dağı taşı tanıyorum da Allahtan geri dönebiliyorum.

Bir de çok şanslıyımdır. Gecenin bir yarısı olduğuna bakmadan düşerim şelale peşine. Ya gidelim kalacak bir yer buluruz derim. Issız karanlık bir gece yarısı vardığımız şelalede yolda rastladığımız adam bekçinin kardeşi çıkar. Bize yer gösterir. Domates bile bulur. O kadar çok ki böyle anım. Hep dört ayak üstüne düşerim şükürki.

Trolltunga Norveç Bahar Gündoğdu
Trolltunga Norveç

Tek başınıza mı geziyorsunuz? Yol arkadaşlarınız var mı?

Zaman zaman değişiyor. Tatili olan aynı kafada olduğum arkadaşlarla gezmeyi seviyorum. Tek başına gezmekte sorun değil benim için. İnsan tek olunca dışarıya daha açık oluyor ve daha çok insanla diyaloğa giriyorsunuz. Beni bunaltan, yavaşlatan uyumsuz biriyle uğraşacağıma tek olmayı tercih ederim.

Seyahat ederken yanınızdan ayırmadığınız 3 şey nedir?

Yanımdan ayıramadığım illaki olan pek çok şey var. Mesela çakı, çakmak, düdük, kafa feneri ve acil durum battaniyesi. Sık sık doğada kaybolduğum için bana bunlar şart.

Telefonum, tripotum, mini hoparlör, powerbankler… bitmez bu liste 😉

Gezgin bir kadın olarak seyahat etmekten çekinen ya da korkuları olan kadın arkadaşlara bir tavsiyeniz, öneriniz var mı?

Direkt uzun ve zor seyahatlere çıkmasınlar. Yavaş yavaş. Bende öyle başladım. Ilk önce birileriyle yada gideceğim yerdeki bir tanıdığa giderek. Sonra insanın kendine güveni geliyor. Rutini oluyor. Düşünmüyorsunuz. Önemli olan tek şey nereye gitmek istediğiniz oluyor.

Bir bakıyorsunuz İzlanda‘ya gitmek için Ukrayna‘ya uçmuşsunuz. Oradan Bla bla car ile Polonya‘ya geçmişsiniz. Polonya‘dan İzlanda. İki gün yol gitmişsiniz. Havaalanlarında uyumuşsunuz.

Yapamam deme nasıl yaparım de 😉

Stuðlagil Kanyonu Doğu İzlanda
Stuðlagil Kanyonu Doğu İzlanda

Yol Günlüğü okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

İnsan yolculuklarını hep kendine yapıyor aslında. Kendimizi aradığımız ve bulduğumuz, bulduğumuzla mutlu olduğumuz bir ömrümüz olsun. İçimizdeki keşfetme arzusu hiç bitmesin.
Kalın sağlıcakla.

Bu güzel bilgileri bizler paylaştığı için Bahar Gündoğdu ya teşekkür ederiz. Ayrıca Bahar hanım aynı zamanda blogger ve kendi hikayelerini, maceralarını kaleme aldığı bir blog sitesi var. Merak edenler için linkini bırakıyorum.

Blog Sayfası için: www.nerdesinbahar.com
İnstagram: @nerdesinbahar

Yol hikayelerinde başka bir hikayede görüşmek dileğiyle. Soru ve eleştirilerinizi aşağıda ki yorum kısmına bırakmayı unutmayınız.

Bir Cevap Yazın