İnsuyu Mağarası Türkiye’nin İlk Turizme Açılan Mağarası

Burdur‘da görülmesi gereken yerlerden biride İnsuyu Mağarası‘dır. Antalya-Burdur karayolunun 13. kilometresi üzerinde Mandıra Köyü üzerindedir. Ayrıca burası Türkiye’nin ilk turizme açılan mağarası özelliğine sahip. Mağara yaklaşık 597 metre uzunluğunda. İnsuyu Mağarasında ki karstik yapının zamanla erimesi sonucu sarkıt ve dikitler meydana gelmiştir. Bu yazımızda İnsuyu Mağarası Özellikleri ve İnsuyu Mağarası Nerede? Nasıl Gidilir? gibi konuları kaleme aldık.

İnsuyu Mağarası Özellikleri

Türkiye’nin ilk turizme açılan mağara özelliğine sahip olan İnsuyu yaklaşık 597 metre uzunluğunda. Halen içerisinde geziye açılmayan 2. bir sit alanı mevcut. Mağaranın çok serin ve esintili olduğunu söylemeliyim. Bu nedenle ceket almanızda fayda var. Ayrıca mermerimsi bir yol üzerinden mağara içerisindeki oluşumları inceliyorsunuz. Sarkıt ve dikitlerden damlayan sular yerleri ıslattığı için yerlerde çok kaygan! Kaymayan bir ayakkabı da giymeye çalışın.

Mağara içerisindeki suyun egzama, şeker, mide hastalıklarına iyi geldiği düşünüldüğü için aynı zamanda Sağlık Turizmine katkı sağlayan yerlerden.

Burası sonuna geldiğimiz istikametlerden biri. Mağaranın içi sarı ışıkla aydınlatılmış, flaşla çekince tabi büyü birazcık bozuluyor.

İnsuyu Mağarası Türkiye'nin İlk Turizme Açılan Mağarası
Burası sonuna geldiğimiz istikametlerden biri. Mağaranın içi sarı ışıkla aydınlatılmış, flaşla çekince tabi büyü birazcık bozuluyor.

Mağara içerisindeki en görkemli yer ise BÜYÜK GÖL! Mağara içerisindeki en derin yerde bulunan göl adeta görsel bir şölen gibi.

İnsuyu Mağarası Efsanesi

Efsaneye göre mağaranın suyu çiftler arasındaki aşkı güçlendiriyormuş buna dayanan bir efsane de var. Hemen aşağıda 👇

Sagalassos kralı, kızını zengin bir kişinin oğluna veriyor. Evlendikten sonra bu iki genç anlaşamıyor ve ayrılmak istiyor. Anlaşamadıkları için kral bunlara ceza veriyor. ‘Bunları götürün bir yere bırakın, ne ekmek, ne su verin’ diyor.  Tabi o yer, anlayacağınız üzere İnsuyu Mağarası. Göldeki suyu içerek bir süre burada yaşayan çift birbirleriyle sohbet etmeye ve anlaşmaya başlıyorlar. Sonuç olarak bu iki genç sonunda birbirlerine aşık oluyor. Sonra ne hikmetse, gönül gözü açılınca görme yetisi de gelişiyor herhalde dışardan ışık görüp kurtuluyorlar. O günden bugüne kadar bu mağaranın içinden ve dış kısmındaki çeşmeden su içen çiftler uzun zaman mutlu ve mesut yaşadıklarına inanılıyor. Bu nedenle bu sular aşk iksiri olabilirmiş. Bilmem gitmişken bir deneyin, tabi su varsa 🙂

1965 yılında açılan mağara hala aktif. Yani mağaradaki karstik yapı hala eriyor, aşınıyor ve mağarayı oluşturmaya devam ediyor. Binlerce yıl içerisinde oluşumunu sürdüren bir mağaradan bahsediyoruz! İçerisinde 9 farklı büyüklü küçüklü göllere ulaştıran istikametler var. Fakat ne yazık ki göl diye umduğumuz boşluklar kurumuş bir tabandan oluşmaktaydı. 😥 Bunun nedeni ise çevre ovaların(Madırna ve Çine) yeraltı sularını fazla kullanması.

Mağara içerisindeki en görkemli yer ise Fotoğrafta yer alan BÜYÜK GÖL! Mağara içerisindeki en derin yerde bulunan göl adeta görsel bir şölen.

İnsuyu Mağarası Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Giriş ücretlidir. Mağara kültür Bakanlığına bağlı olmayıp Valiliğe bağlıdır. Bu sebeple Müze Kart geçmemektedir.
İnsuyu Mağarası 2021 Giriş Ücreti
– Sivil 10 TL
– Öğrenci 7 TL’dir.

Ziyaret saatleri; İnsuyu Mağarası haftanın her günü açıktır. Gün içerisinde 08.30 – 19.00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır. Kış aylarında kapanış saati 17.00 kadar düştüğü hatırlatalım.

İnsuyu Mağarası Nerede? Nasıl Gidilir?

İnsuyu Mağarası, Burdur ve Antalya arasında bulunan ve Burdur iline bağlı olan bir mağara. Burdur şehir merkezine yaklaşık 13 km uzaklıkta. Antalya-Burdur karayolunun 13. kilometresinde bulunan yol ayrımından sonra 900 metre uzaklıkta Mandıra Köyü‘nde yer almaktadır.

Adresi: 15000 Çine/Burdur Merkez/Burdur

Telefon: 0248 232 22 10

Koordinatları: 37.659918, 30.374538

Evet Antalya’ya giderken neden yol üzerindeki doğa harikasına uğramayasınız ki?

Bade Çakır

Selam, ben Bade. Gezerim (ama uyur gezer değil :D) yazarım ama çizemem… 1998 doğumlu, İzmirliyim. Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Seyahat etmeye önce dağları keşfetmekle başladım. Dağlarda seyahat edilir mi demeyin bir zamanlar Heidi idim :) Sonrasında asıl sevdiğim şeyin ''yaşadığımı hissetmek'' olduğunu fark ettim. Hayatta hissetmek için seyahat ediyorum ve hayatı hissedelim diye yazıyorum. En güzel kısır döngüdeyim, haydi sizde bana katılın. Yazılarımı okudukça keyiflenin, keyiflendikçe okuyun beni 🙂

Bir Cevap Yazın